17 Şubat 2012 Cuma

Yaman'ın 4. yaşı yurt çapında şenliklerle kutlandı!

18 Kasım 2011 Cuma

4 yaş Türkçesine dair

Yaman artık 4 yaşında sayılabilir.. 2 ay sonra artık bebekliği sona eriyor.
Ama "tatlı" ya hala "taklı" diyor!

Dün akşam oyun oynarken babasının duyacağı şekilde bağırıyor: "bu dünyanın en "taklı" adamı kimm??"


10 Kasım 2011 Perşembe

Yaman ve Köpük vol.1

 

Tam 4 yıldır birbirinin farkında olan, şimdi şimdi konuşmayı ve koklaşmayı becermeye başlayan iki arkadaşın resmidir

6 Kasım 2011 Pazar

yaman'in gulmekten yuvarlandigim son incileri:

Televizyonda "kurban bayrami"ndan bahsedilirken, yerde kendi kendine oyun oynayan Yaman aniden kafasini kaldirdi ve, "kurbaga bayrami" diyolar anne, cok komik, kurbaga bayrami olur mu hic... dedi:))

legolariyla oynarken bir turlu istedigi seyi tutturamayan Yaman'a, babasi yardim teklif etti. Ama bizimki miziklamaya ve ustune de babasina soylenmeye devam edince, babasi "kaprisli Yaman!" diye satasti. Yaman "hayiy digilim!" diye bagirmaya basladi. Sonra bana donup "anne! babam bana kaktuslu diyo, ben kaktuslu diyilim!" diye sikayet etti babasini :)))))

21 Eylül 2011 Çarşamba

2011 sincaplar sınıfı

bu sene hem yaman hem zeynep okula gidiyor.. yaman artık tecrübeli, ikinci senesi.. çantası, saati ve meşhur spor ayakkabılarıyla "o şimdi abi"
babamın terliklerini giyiyorum
çünkü artık tam geliyor!

7 Eylül 2011 Çarşamba

Anaokulu'nda

uzun zaman oldu bir türlü yükleyememiştim.
bu sene haziran ayında Yaman'ın okulunda bir gösteriye davet edildik. Kıyafetlerini, gösteri içeriğini sır gibi saklıyorlardı. Derken bizimkiler sahneye çıktı.. 3-5 mantar, döne döne şarkı söylediler. Ve sonra da Yaman ve diğer arkadaşlarını "playgroup" denen, "bebek" sınıfından mezun ettiler!


24 Ağustos 2011 Çarşamba

bahçenin renkleri








önce yeşiller sonra ilk kırmızı.. bu sene bahçenin bize sürprizi. Feriköy pazardan aldığımız narin fidelerin boyumuzu aşan bereketinden gelen ilk kırmızısını Yaman kopardı, ve üzerindeki güneşin sıcaklığıyla hemen dişlerimizi geçirdik.

16 Ağustos 2011 Salı

"Imagination is more important than knowledge"

demiş Einstein.


Ogluma bir not dusmek istedim, ihtiyacı oldugunda hatirlamasi icin.

13 Nisan 2011 Çarşamba

ozet

yamanin annesi, o cok sansli insanlardan biri. 36 yasinda tum kisisel engellerini yendi ve anne oluverdi. Yanimizda her daim bir dost var, her sikistigimiz an yardim elini uzatiyor bize, meslegi kim oldugunu afise etmemi engellediginden, sadece bahsediyorum, ve onun tavsiyesiyle, 3 yasinda basimiza boyle seyler geldi notlari aliyorum:
Yaman 3 yasinda, pipisini feci farketti! Ve kizlarin pipisi olmadigini da:))))
Yaman 3 yasinda soyle bir cumle kurdu: 'annecim beni biysey yahatsiz ediyoy; ben gozumu kapatinca timsah cikiyoy geceleyi'
Yaman 3 yasinda, okula 3 gidisinden birinde zir zir agladi ve bir gun 'ama okuldan sen gidince ben yayniz kayiyoyum' diye de acikladi neden agladigini.
Yaman 3 yasinda, gece 11 e kadar konusa konusa, sirasiyla annanesini, dedesini, babanesini, annesini, babasini, sibeli ve dayisini bayiltti. Hakkaten, hic susmadi. Uyumadan once bile hala konusuyordu.
Yaman 3 yasi boyunca her gece, ama her gece ' anne biz az uyuyalim, gozlerim acik uyuyjam ve sana yapisabilir miyim' diye sorarak uykuya daldi.
Yaman 3 yasinda nihayet ziplamaya basladi.
Yaman 3 yasinda, okul gosterisinde tavsan oldu! Uyu tavsan uyu sarkisiyla sahneye cikti:) (fotograflar sonra)
Yaman 3 yasinda vicdaninin sesini ilk defa duydu; bir orumcek oldurdu ve sonra orumcegi annesi merak edecek diye yutkuna yutkuna gunlerce anlatti, agladi.
Yaman tam 99 cm. ve hala 14.5 kilo.
Yaman'in en iyi arkadasi hep Zeynep. Hasta oldugunda cicek Bazen goturdu ona.
Yaman'in en cok ilgisini ceken yemekler hep ikili olanlar; tost ve portakal suyu.. kurabiye ve sut. fasulye ve pilav.
Yaman konusurken 've' diyor, 'bi' de diyor. Bazen diyor. Uzuun cumlelerle upuzun bir kitabi bastan sonra anlatiyor.
Yaman annesini ve babasini varligiyla mutluluktan cildirtacak.

13 Şubat 2011 Pazar

uzuuun aradan sonra

ara verdik yazmaya. neden bilmiyorum, tum duzenler degisti: mesela yamanin annesi isten ayrildi, 6 ay once, sonra yamanla annesi, annanesinin yanina gittiler beraber.. tam bir ay. yaman'in bakici teyzesi isten ayrilmis oldu boylece. e donduler, carsilari gezdiler, pazarlari gezdiler, annenin tum mesguliyet alanlarinda boylar gosterdiler. yaman krese basladi, ittire kaktira, aglaya zirlaya:))
ve yaman, 3 yasina basti, gecen haftalarda.. bu arada misafirler gitti, misafirler geldi.. yamanin boyu 99 cm yi buldu -kilosu hala ayni!. hayat normal akisina dogru rotasini yavas yavas bulurken, buralara kayit dusmemek, olmazdi. iste 3 yasinda bir yaman.
video

5 Mayıs 2010 Çarşamba

baharin gelisine dair...



baharin gelisi ner'den belli olur:
*cocuklar parklara dolarlar
*kot mont giymeye baslariz
*cocuklarin boyunun ne kadar uzadigi ortaya cikar (yaz icin eski sortlari deneriz cunku)
*kir ciceklerini elimizden dusurmeyiz
*annemiz babamiz bizi gezdirmeye baslarlar (fotograf Darica Hayvanat Bahcesi kapisindan)

okulluyuz okullu


bu delikanliyi taniyabildiniz mi? :)

ilk gercek kaza


Yaman annesiyle babasinin yatagina cikti. zipladi zipladi.
dustu!
halida kaydigindan, gozunun altini feci incitti.

hepimiz uzulduk. sonra da gulduk. bir yara bu kadar mi yakisir bir mahluka? :))

son yillarin en eglenceli terlik girisimine dair


bunlar, annenin terlikleri. vallahi bak!

merhaba merhaba merhaba baba!


hoscakal hoscakal hoscakal odipius kompleksi:))

(Not: yas: 2 yil 2 ay)

bu kistan, koselerde kalmis bir aksama dair...


ondeki evin buyuk cocugu, arkadaki de karda zor yuruyen kucuk cocuk

ilk kuafor

2 yasini kutlar kutlamaz bir hafta sonra kuafordeyiz. herkesler laf edince, "bu cocugun luleri gozune giriyor diye:(
cocuk kuaforu burasi. heryerde canli gorseller, oyuncaklar.. cocuk anlamadan hoppidi hoppidi sac kesme oyunu oynaniyor, eglenceli koltuklarda.
buna ragmen, ortamin tadini cikarabilen pek cocuk yok:) Yaman mesela, siyah pelerinden acaip gicik kapti. ortulemedi o pelerin. neyse kuafor hazirlikli, 45 saniyede Yamanin muhtesem lulelerine kismen veda ettik. Bu hiza ben de sasirdim. Bir baktim ki Yamosun luleri yerlerde geziyor. Gozumde bir damla yas (kabul ediyorum) alip sakladim birisini. Neyse, kuafor "koku onda, merak etmeyin" dedi. Bu beylik laf ilk defa bana iyi geldi:)

yeni yatagimizla uyku cok guzel!

bunca yillik uyku probleminden sonra gozumuzu karartip cesur bir karar aldik. Zaten ogrendigimizden beri Montessori tarzi yataklara ozenip duruyorduk. ve parmaklikli yatagi bir kenara koyup, yere genis bir yatak yaptik. balikli bir de ortu aldik.
Yaman gorur gormez vuruldu yeni yatagina! eve kim gelirse gelsin yataginda oynamak istiyor onunla.. baak benim yatagim var diye.. cesaretini ve guvenini saglamlastirdi bu girisim. uykulara da yansidi bu durum. tebdil-i mekanda her daim rahatlik var, aslinda:)

benim de bilgisayarım var



eli kendisinin, gozu babasinin bilgisayarinda

29 Nisan 2010 Perşembe

fareli koyun calgicilari



yamanin 2. yas gunu hediyesi, dayisindan bir adet gitar:))
yaman sozlugunden:

menim sükuubem = benim süpürgem
annea, meni kucaama al = anne beni kucagina al
ne'doosun = nereye gidiyorsun
istemiyoyum! = şimdi ağliycak:)
yataamı guzelttim = yatağımı düzelttim

19 Şubat 2010 Cuma

eski fotograflar

eski... 2 aylik falan yani:)
E 2 senelik bir hayata 2 ayi oranlarsaniz, eski oldugunu anlarsaniz:)

Bir aksam, Istinyepark'ta, bu arabayi gorduk. Bir baktik, Yaman'in elindeki arabanin aynisi.. ya da.. birazcik buyuyugu:)


kalemi bazen duzgun tutuyo!


kardan kalma gunler! Nazli'yla beraber..

17 Şubat 2010 Çarşamba

gunun sorusu

bugun oglum bana, -"sen buyuyunce ne olcan?" diye sordu :))

o buyuyunce abi olucakmis:)

21 Ocak 2010 Perşembe

bunlari unutmayalim dedigimiz konusmalar (I)

banne (babaanne)
annenne (anneanne)
ba (baba)
dayday (dayi)
tiyaskayem (kalemtras)
goaak (gakgak, kus)

kafam bozuydu (kafam bozuldu! nereden duyduysa!)
kicinacmis (kicina kacmis! - Elif!!!!)
amindede (dedesi namaz kiliyor diye taktigi isim)
yasim, dedediyil (Rasim, Dede deme diyoruz ya, dede degill diyor:))

Cikolata yedigimi kimse duymasin! *



* Cekimlerde GDO'suz soya lesitini ile imal edilen Sarelle Bitter Cikolatali Findik Kremasi kullanilmistir. Tavsiye olunur.

20 Ocak 2010 Çarşamba

"bebegimeneyedirecegimben" sendromu

butun yeni anne arkadaslarim soruyorlar. maille cevap vermistim bir soran arkadasima, usendim tekrar duzenlemeye, oldugu gibi buraya yapistiriyorum:

biz yaman'a neler yedirdik, neler yedirmedik:



1. yumurta yiyecek! sadece, pismemis sivi haldeki yumurta yasak 1 yasina kadar, ki, o da meshur brusella icin, bir onlem olarak. Yumurtayi alerjen degilse eksik etmeyiniz efenim

2. bal pisince icindeki alerjenlerin yok oldugu (ancak yararli antioksidanlarin da maalesef yok oldugu) söyleniyor. Organik ya da guvendiginiz ureticiden direkt olarak alinan bal kullanilacak. digerlerinin icinde fruktoz surubu var veya arilarina surup yediriyor aricilar, kislik ari yemi olarak. (Hatta pek yaygin olan arilarin yokolusu miti buna dayaniyor). Yaman, 8 ayliktan sonra pismis halde keklerde kurabiyelerde yedi. Yine de, cig bal icin, 1 yasini beklemek gerek diyor doktorlar.

3. pekmez cig olarak (ilik suyla incelterek elbette), hem de seker niyetine kullaniliyor. Yalniz, pekmezle sut asla bir araya gelmiyor. zarari oldugundan degil, sadece pekmezin demirinin emilimini sutun kalsiyumu engelliyor. Yani; bir ogun olarak yogurt ustu pekmez YANLIS. Ama kekin icinde 20 tane malzemeyle bir araya gelmisler, hosgelmisler.

4. sut, 1 yasindan once de olsa, elbette kekin icinde yiyebilir. Zaten sut bir suru asitle karsilasinca peynir ya da baska formlara donusuyor. E peyniri de her daim yiyebildigine gore, pismis, kesilmis, form degistirmis sutten korkmayiniz.

5. En ama en onemli mevzuu bebislerimize neden “hazir kek biskuvi vs yedirmiyoruz” , cunkuuu endustriyel ivir zivirlarin hepsi 160 derecenin uzerinde pisiyor. Diary product lar (hem tereyagi hem sut) 170 in uzerinde 2 yas alti cocuklar icin simdi ismini unuttugum bir kanserojen aciga cikariyorlar. O nedenle, ornegin, cici bebe yassah!.

6. baharat genellikle onerilmez ama, tarcin guzel, faydali, tat alma sansi taniyor cocuga, keskin kokusuyla. Buyuyunce pastane urunlerine burun kivirsin, tarcin ve zencefil yesin bebeciklerimiz.

7. kabartma tozunun icindekileri okuyunuz, misir nisastasi oldugunu goreceksiniz. e o halde kullanmayiniz! neden mi? Cunku misirda G-D-O OLABILIR!!. yine de o kadarrrciktan bisey olmaz derseniz, ben de oyle demistim diyecegim:). Kek biskuvi gibi imalatlarda eger asidik bir ortam varsa (ornegin gercek yogurt, limon-portakal suyu kullaniyorsak) kabartma tozu yerine karbonat ayni gorevi gorur. Karbonat dogal malzemedir, az miktari mide agrisina iyi gelmekle beraber, cok miktarinin sekerli seylere aci bir tat verdigini unutmayiniz.

8. bu bir yasa kadar yasaklar konusunda bana gore her anne doktorundan bilgi alip kendisi karar vermeli. yani, doktoru karar vermemeli. Elbette alerjen ve faza duyarli bebecikleri bu argumandan tenzih ederim. Ornegin, sut, almanyada pek cok doktor tarafindan 6 aydan sonra oneriliyor. Ozellikle keci sutu. 1 yas, cocugun durumuna gore izafi bir limit. Eger cocuk alerjen degilse (gerci pek cok alerji 3 yasindan itibaren semptom verirmis), sagligi yerindeyse, bu konuyla ilgili kucuk deneyler yapilabilir kanaatindeyim. Bunu kendi sutunu veremeyen anneler icin bir opsiyon olarak soyluyorum.

9. Kuru dut (beyaz). Bu kuru dut mucizevi bir sey. Tat olarak sekerin kendisi. Cok faydali bisi. Bu kuru dutu aliyorsun blendirda cekiyorsun, sona seker niyetine kullaniyorsun. Bolca yapiyorsun, cunku anneler icin de cok iyi bise, kansizliga da iyi geliyor. Kalorisi de sekere gore dusuk. Bu tur seyleri her zaman bildigin pancar sekeriyle (beyaz sekerle) beraber kullan. Tek basina cok alinan hersey ama hersey iyi bisi olmuyor. (fazla fruktoz almak karacigere yuklenmek demek, mesela)

10. Bebisler sekere alismasinlar, tamam. Demek ki, ac karnina asla seker vermeyecegiz. Yemeklerine asla seker karistirmayacagiz. Ama, ogun sonrasi yenen bir minik kurabiye, bebise zevk verecek. Ve bu seker ona nitelikli enerji olarak geri donecek.

11. Tuz yok!. soylemeye gerek bile yok. 1 yasina kadar bebislerin bobrekleri tuzu tasiyamiyor maalesef. 1 yasindan sonra da azicik azicik, ve bazen. alistira alistira..

12. cocuklar hangi yagi yiyecek: A) mutlaka cig yiyecekler, yani, yuksek isiyla yag bulusmayacak. B) oncelikle zeytinyagi yiyecekler. mesela corbalari pisecek, bir tatli kasigi zeytinyagini corbaya ilikken ekleyip oyle yedirecegiz. B) elbette sahici tereyagi. cocuklarin ozgurce yiyebilecegini asla unutmayalim. onlari guzel kollesterolle kucukken tanistirmazsak buyuyunce damarlari bu degerli besini taniyamayacak. ozellikle proteinle birlesen bir tereyagi, yeme de yaninda yat!

13. bebek/cocuk, asla mantar yemeyecek. pek cok mantar protein icerdigi halde, bu proteinin hucre ceperinden gecemeyecek kadar buyuk proteincikler oldugunu bilelim. cocuklara bir faydasi yok. e bize de yok, ama sahane bir mantari tereyagda sote edip ekmeginizi bandiniz mi hic? :)

14. bebeklere nasil ekmek verelim? bu sorunun degisik kaynaklarda degisik cevaplari var. ben size tek bir ornek verecegim:
Surekli hasta olan cocuklara doktorlarin ezelden beri verdigi bir dogal takviye var: Immunex diye.. Icerigini okuma firsatiniz oldu mu? DOGAL EKMEK MAYASI= EKSI MAYA !!
Yani, eger cocuklarimiza ninelerimizin yaptigi gibi dogal ekmek mayasindan tam bugday (ayristirilmamis, beyazlatilmamis, ruseim ve kepegi bugdayinin icinde olan) ekmek yedirebiliyor olsaydik, immunex diye bir takviyeye gulup gececektik.
Ekmeginizi evde yapin, ya da, tam bugday ve eksi maya ekmegi nereden temin edebileceginizin HEMEN pesine dusun. (ornegin bazi vakfikebirciler, tam bugday kullaniyorlar)

15. biz eskilerin tavsiyesine uyduk, yamanin sabah kahvaltisindan yulafi hic eksik etmedik. bir kasik yulafi sutle ve guzel bir balla karistirip hemen her sabah veriyoruz. bazen icine findik fistik da ekliyoruz, ya da yumurta.

16. nar eksisi. Nar'in ve nar eksisinin faydasina cok inaniyoruz. Saglam damarlara, sinirlere, gozlere sahip olmasi icin oglen corbalarina tuz gorevini de gorsun diye birazcik nar eksisi ekliyoruz. Aklinizda bulunsun!

17. Son not: yemek yemeyen cocuga yemek vermeyin. cocukla araniza asla kasik koymayin. Cook eskiden, bir kac kasik gercek yogurtla, bir dilim tam bugday eksi maya ekmegin, 2 yasinda bir cocugun bir gunluk besinini icerdigine inanir ve 100 yasina kadar yasayan saglikli bireyler yetistirirlermis. Yaa..


Alin size bir de benim en sevdigim kek tarifi (Cafe Fernando-Cenk'in tarifi ve bir kac diger tarifi harmanlayarak benimsedigim tarif):

HAVUCLU KEK (Havuc yerine ve yaninda Ayva da kullaniyorum bazen)

Malzemeler
• 1,5 su bardağı un (1 bardak tam bugday un, yarım bardak cavdar veya arpa unu)
• 2 çay kaşığı kabartma tozu / karbonat
• 1/2 çay kaşığı tuz (hem cevizlere acicik, hem de yumurtalara acicik)
• 1,5 çay kaşığı toz tarçın
• 5 çorba kaşığı (30 gram) yulaf
• 1/2 su bardağı zeytinyağı (1 elma rendesi katarsaniz zeytinyagini yariya dusurun)
• 1/2 su bardağı kahverengi şeker (az sekerli sevenler icin.. unutmayalim, havuc da sekerli!))
• 4 adet yumurta
• Taze rendelenmiş 1 çay kaşığı muskat (nutmeg)
• Yarım kilo gibi rendelenmiş havuç (3 bardak rendelenmiş halde gibi düşünülebilir)
• 1/2 su bardağı taze sıkılmış portakal suyu veya süt (portakal suyu kullaninca sekeri birazcik dusurup, kabartma tozu yerine karbonat kullanabiliyoruz)
• 200 gram ceviz içi
• Kalıbı yağlamak için tereyağı

Yapılışı
1. firin onceden isitilacak (170 derece)
2. Ceviz içlerini yağsız tavada orta ateşte (veya bir tepsiye yayarak fırında) 10-15 dakika boyunca kavurun. Ateşten alıp tereyağını ekliyorum ve tm cevizlere bulasana kadar salliyorum. Soğuduktan sonra tavanin icinde uzerinden hafif bastirarak ve yagini cikarttirarak kalinca eziyorum. cevizler hazir.
3. kek kalıbını tereyağı ile yağlayın ve kenara ayırın.
4. Büyük boy bir karıştırma kabında unu, bi cimdik tuz, kabartma tozu/karbonat, tarçın, yulaf ve muskatla beraber karıştırıyorum.
5. Başka kapta yumurtaları ve şekerleri bir tel çırpıcı yardımıyla karıştırın. zeytinyagi, portakal suyu veya sütü ekliyorum ve bütün malzemeler bir araya gelene kadar hafifce karistiriyorum.
6. Islak malzemelerin uzerine un karisimini dokup spatulayla karistiriyorum. Rendelenmiş havuçları ve cevizleri de ekleyip, bir kez daha cevirerek kaliba bosaltiyorum. Kalibi tezgaha biraz vurup, sarsip icinde kalmis olabilecek hava kabarciklarini cikartiyorum.
7. 50 dak gibi bir surede ancak pisiyor. kurdan testi sart.. en ortasi pismemis kalabiliyor. uzeri fazlaca kuruyacak gibi gorunuyorsa ve ici hala pismemisse folyoyla ortup 10 dak daha pisirin.

14 Ocak 2010 Perşembe

tuna ve yaman bulusmasi I

video

cenesi dusuk, yerinde durmaz bir cocuk oldu yaman, 24. ayinda yasaminin. herkesin ilk dikkatini ceken ise, caginin aksine inanilmaz temkinli ve saglamci davranislari. dusmeye kalkmaya yaralanmaya hic tahammulu olmadigindan, kosacagi yerde yurudu, tirmanacagi yerde seyretti, dogrulacagi yerde bizden yardim istedi. gecen gun bir de baktik merdivenin tepesinde.. konduramadik once, birbirimize hayretle baktik. yaman, nihayet, 2 yasinda merdiven cikmaya cesaret etmis.. hem de bize hic caktirmadan..

13 Ocak 2010 Çarşamba

2010 yilbasi gecesi





bu sene ilk defa agac suslendi evde.. yaman'in serefine. noel babayi da ogrendi, sakalli ve kirmizi kiyafetli birini gorse noel baba deyiveriyor. hediyeyi ogrendi. ama iyi bir sey mi tam akli ermedi.
yilbasi gecesi, tum sevdikleri yanindaydi. herkesle oynadi. sosis yedi, sevmedi. saklambac oynadi. herkesin kucagina oturdu. somine yakti. agac suslerini kafamiza gecirdi. geceyi yaman'in uykusunu bahane ederek evde gecirelim demistik. gecenin hakkini verdi ve sevimli bir maskot olarak nesemize nese katti.

son body kreasyonu

giydirebilirsen giydir bu yaman'i artik!
soydugumuz an firlayip kaciyor, ozellikle coraplarini cikarmaya bayiliyor.. istiyor ki boyle ciplak dolassin, yumusacik yalin ayaklariyla hepimizi bastan cikarsin!



son body kreasyonundan.. hakkaten son; artik 2 yasinda ve son bodylerini alirken, bu huzne kapildim: Bu sene terk edecegimiz seyler arasinda, bezler ve elbette bodyler var.

bir oyun gununden...


uzayli kalemtras (tiyaskalem, yaman'in deyisiyle)
acian kalemler
kemirilmis bir elma
ipe dizilmeyi bekleyen boncuklar
ve saheser bir resim

oyun saatlerinden bir ani.. yaman artik 23 aylik:)

hem gulerim hem aglarim

8 Ocak 2010 Cuma

2 yas telasi

yazacak ne cok sey var, ve yazacak ne az zaman!

yamancik 2 yasina geliyor! dunyanin butun bandolari calsin bu sarkiyi istiyoruz! icimizde iyi kotu bir dolu heyecan bu yasla beraber.. sanki beni 30 yasima denk, hem ne olacak simdi soru isareti KOCAMAN, hem de " 2 yasinda bir cocuktan daha guzel bir sey oalbilir mi ki"

Bunlari yazarken tek bir sey gozumun onunde: yaman'i karsima aldigim, dizlerimin uzerinde onunla ayni hizaya gelip gozgoze oldugumuz bir an.. yumusacik yanaklarina parmaklarimla dokundugum.. islak minik dudaklarini bukerek bana bir seyler soylemeye calistigi o cok karmasik ve tertemiz anlar.. miril miril iki kedicik olmak.. tumuyle guzel. eksiksiz.

bugune kadar nerelerdeydin yaman.. dedirten bir yumusacik kalp ortusu, cocuklar:)

2 yas telasi dedigim sey ise, babayla annenin her gecen gun yaman'la beraber tecrube etmek icin kanat cirptigi bir dolu sey: yeme icme gezme okuma eglenme.. hepsi bir arada!

liste basliyor.
anne baba yaman - TIYOTROYA GIDECEKLER!

Ve iste, asagidaki liste de, bizimle benzer heyecani paylasan anne babalar icin. usenmedim web de bir tarama yaptim, sonra da onu sizlerle paylastim.
usenmeyin, hadi cocuklarinizi alip tiyatroya gidin:)

10 Aralık 2009 Perşembe

iyi ki dogdun Eda Kardes:)


Yaman'la mantar toplamak




Baslik Yaman'la mantar toplamak, cunku gunu tanimlayan sey bu, mantar toplamaktan cok Yaman'la bunu yapmak.
Orman aktiviteleri bize uzak degil, yilardir Belgrad ormaninin dibinde oturdugumuz icin, ozellikle kis ve kar aylarini bir firsat bilir, ne yapar eder kara saplanmayi basarirdik. Genellikle yasgunum karli bir kis gunune denk gelir, yasgunu hediyesi olarak kendimi ormanin yumusak kar ortusunde yerden yere atardim. Son 2 senedir hamilelik, bebek derken evde cay yudumlar olmustuk ki, bir mantar etkinligi sayesinde tekrar canlandik. Hocamiz Jilber Barutciyan esliginde, mantari iyi koklayan muhtesem bir ekiple Belgrad ormanina giriyoruz, hatta bana gore kayboluyoruz. Mantar toplamak dunyanin en zevkli seylerinden biri, dogaya oyle bir gozle bakmaya basliyoruz ki, bir sure sonra 3 boyutlu kartpostallara bakarmis gibi, mantarlar yerden ayrilip size bakmaya basliyorlar. Yaman'la bu ise kalkismamiz aslinda biraz tesaduf; grubun 3 kisiyle sinirli olacagini dusundugumuz bir gun, yaklasik 30 kisilik bir ekip bizi karsiladi. Oraya kadar ulasmisken geri donmek istemedik ve nezaket gosteren ekibimizin onculeri "cocuklu" kategorisinden bir parkur sectiler. Sonrasi, babanin sirtinda bir Yaman, ciyak ciyak "neyde mantay neyde mantay" diye diye ormani cinlatti iste:) En son dik bir yamacta, baba anne Yaman sepeti minik trompetlerle doldurmaya calisiyorduk, Yaman bir de tirtillara pas veriyordu, Defnenin guzel kizi Refika'ya gostermeye calisarak.. Boyle coskulu ve guzel bir gun.. Ve evde kurumus mantarlarimizin nefiss kokusu... sonbahar:))